Fenestra Aeternitatis 31 Ekim – 21 Kasım

Fenestra Aeternitatis, “Sonsuzluğa Açılan Pencere” anlamına gelir. Hepimiz kendi sonsuzluğumuza açılan pencereye ulaşabiliriz. Buradan baktığımızda hayatımızda aradığımız anlamı, amaç hissini, neşeyi ve çok daha canlı bir hayatı bulacağız. Fenestra Aeternitatis işte bu amaçla hazırlanmış, bir aylık bir program. Amacı kendinizle olan bağınızı güçlendirmek, kendinizle ve içsel benliğinizle daha derinden bağlar kurmanıza yardımcı olacak yetenekler kazanmak ve böylelikle çok daha tatmin edici ve yaratıcı bir hayata kavuşabilmek.

Bu program sadece arkadaşlarım için. Tanışmadığım kimselerle çalışmam mümkün değil. 

Fenestra Aeternitatis’i kendimizi keşfetmemiz ve kendimizi daha iyi anlayabilmemiz için tasarladım. Önümüzdeki haftalarda kendinize açılan gizli pencereler, gizli kapılar bulabilirsiniz. Bu çalışmayı bu sefer özellikle Akrep’teki Merkür Gerilemesine denk getirdim. Merkür’ün geri hareketini takip edeceğiz ve onunla birlikte Yer Altı’na inip geri döneceğiz. Bu sonbahar içsel çalışmalar için iyi bir zaman, kendimizi yeniden keşfetmek ve yeni semboller ve enerjiler keşfetmek için.

Bu yolculuk sırasında astrolojiye ve rüya çalışmalarına başvuracağız.

Her haftanın belirlediğimiz gün ve saatinde Skype üzerinden biraraya geliyoruz.

HAFTA 1: Astrolojiye Giriş ve Doğum Haritası Analizi: Derin ve detaylı bir doğum haritası okuması, doğum öncesi tutulmaları ve bazı asteroidleri de içeren.

HAFTA 2: 1. Rüya Çalışmalarına Giriş. Rüya Çalışmaları nedir ? Rüya çalışmaları üzerine güncel dünya lüteratüründe neler var ?  Neden rüya çalışmasında, rüyaları yorumlamıyoruz. Rüyayı gören ile rüya arasına girmek neden yanlış  ? Rüyalara ve evrensel sembollere nasıl yaklaşabiliriz ? 2. Rüyalarımı nasıl hatırlarım ? Rüya ve günlük hayat arasında bir bağ var mı ? Rüyalarıma nasıl yaklaşabilirim ? (Burada rüya yorumu diye bir saçmalık yok :)) )

HAFTA 3: İlerletilmiş haritanız (progressed chart) ve Güneş Dönüşleri (Solar Returns). İçsel gelişiminize ve önümüzdeki yıla derin bir astrolojik bakış.

HAFTA 4: Arketipler ve Mythwalking: Şu anda deneyimlemekte olduğun mit ve semboller.

Eğer tam da buna ihtiyacın varsa bana haber verebilirsin 🙂

Lydiansoulwork@gmail.com

Sevgiler

Begüm

What are we going through, how are we getting through ?

An astrological insight.

As the peoples of the world, we have been going through various sets of events that kept testing our faith. When our faith failed, we acted out of fear; fear of poverty, strife or any sort of fear that hold relevancy to our reality. When our faith prove strong we do not act with fear but from our Self, some call it “higher self”.

At the end of 2020, there will be a major shift. Until then, we will be going through our tests of faith. How we are sailing through the current tolil and turmoil will determine where we will be at the beginning of the new cycle.

External events may not always be our own choices but how we respond to them is always our choice. How we percieve an event plays a crucial part in determining our response. What rules our perception ? Through what lens do we see the world and give meaning to it ? It is possibble that we percieve the world through our constructed values and belief system. Values are taught to us by the society, rarely do we carry the values that are natural to us and perhaps finding our own values, determining what to value, making our own choices when it comes to worth and value is the power politics between the society and the individual. I have great news. The Promethean fires are now burning in the vault where we keep our values and valuables. It is time to radically change our value systems. What do you value ? Write this down on a piece of paper and see your answer change in seven years. The coming years will see materialism fail and human potential valued like never before. Today this sounds unrealistic and even dreamy, but the voyage of Uranus through the fertile gardens of Taurus promises this.

Blessings,

Begüm

Notre Dame Fire and Nero’s Midpoint

Nero is famous with the Great Fire of Rome. This was also an event which held symbolic significance as the end of a phase in the human civilization and beginning of another. Such as the recent Notre Dame fire which we understand in the context of endings and beginnings.

 

24 degrees Sagittarius

 

Sagittarius is a Fire Sign. Its element is fire. Sagittarius, as a mutable fire sign is about spreading inspiration, spreading philosophy and teachings to the others, it perhaps may also be about spreading fire as well.

 

As Notre Dame burned, Jupiter was standing still slowy beginning to move retrograde at 24 degrees of Sagittarius.

24 degrees of Sagittarius is also significant in the natal chart of Nero the Roman Emperor.

nero.png

Above is the natal chart of Nero as taken from Astrotheme.com

 

In this chart, 24 degrees of Sagittarius is the Sun/Mars Midpoint. Any astrology student can see the weight of Fire Element in this chart.

24 degrees of Sagittarius shows itself both of these events.

 

 

 

The Mother Wound ve Anne-Kız İlişkisi

Amerikalı psikolog Bethany Webster’ın ortaya attığı bir kavram The Mother Wound. Ataerkil toplumun annede yarattığı mutsuzluğun kızına geçmesi olarak özetlenebilir. Elbette bizlere düşen de bu yarayı şifalandırmak, bu da bizi Northrup’ın ünlü sözüne getirir: “Kendini şifalandıran bir kadın kendinden önce gelenleri de, sonradan gelecek olanları da şifalandırır.”

Webster, anne yarasının kadınlar için çok önemli olduğunu ve hayatta ilerlemelerini, başarılı olmalarını engellediğini söylüyor. En başarılı zannettiğimiz kadınları bile engelleyen ve belli bir noktadan öteye geçmelerini imkansız kılan bir tür bilinçaltı inanç sistemi de diyebiliriz anne yarası için. Webster’ın çalışmaları bu yaranın şifalandırılması üzerine ve şifalandırmanın en önemli parçası ise kendi kendimize annelik edebilmek. Hem anne, hem de kız olabilmek. Webster’ın çalışmalarını kendi web sayfasından takip edebilirsiniz: http://www.womboflight.com

3-apples

 

Doğum haritasında Ay ve Ay’ın bulunduğu evin yöneticisi anneyi, anne ile olan ilişkiyi gösterir. Anne-kız ilişkisini de Asteroid Ceres’te görürüz. Benim yaklaşımıma göre herkesin kendi içinde getirdiği (genlere benzetilebilir) imgeler var. Arketipleri ve bu arketipleri nasıl deneyimleyeceğimizi zaten bilerek geliyoruz ve biz nasıl bir anne imgesine sahipsek hayatta karşımıza o çıkıyor, kendi annemizi de öyle deneyimliyoruz. Her şey o kadar subjektif ki…

 

Ay’ın Önemi

 

Geçen yıl başıma gelen bir olayı anlatayım. İki gün üst üste, iki kardeş benden danışmanlık aldı. İkisi de olgun, gayet bilgili ve toplumda çok iyi yerleri olan kimseler. İlk kardeşin doğum haritasında Ay, zararlı olduğu bir burçta ve evde, gerçekten zor durumda.

Begüm: Anneniz biraz otoriter, sert bir figür olabilir mi ?
-Evet! Her şeye karışır, bir an rahat vermez!

Bunu haritada nasıl gördüğümü ona açıkladım, sonra seansa devam ettik.

Ertesi gün, bu kişinin kardeşiyle seans için biraraya geldik. Bu haritada da Ay çok güçlü olduğu bir yerde! Öncekinin tam tersi! Kadıncağız annesini anlata anlata bitiremedi: fedakar, düşünceli, sevimli ve harika bir annesi olduğunu söyledi.

Bu iki kardeşin annesi AYNI KİŞİ. Sadece anneyi, yani anne olan bireyi, algılama ve deneyimleme şekilleri farklı… Bu benim için çok güzel bir astroloji dersiydi.

 

ombre-rose-cake

 

Peki sen anneni nasıl algılıyorsun ? Bunu da bize senin doğum haritan söyler.

Astrolojide, annemizi nasıl algıladığımızı ve deneyimlediğimizi doğum haritamızdaki Ay’a bakarak anlıyoruz. Anne sevgisini nasıl algılayıp deneyimlediğimizi, annemizin bize karşı olan tavrını da Ceres’e bakarak. Daha birçok gösterge ve deneyimli bir astrolog tarafından yorumlanması gereken şeyler de var elbette.

 

Anne – Kız İlişkisi

 

Anne ile kızın haritalarını karşılaştırarak birbirlerini nasıl etkilediklerini, nasıl algıladıklarını ve birbirlerinden neler beklediklerini anlamamız da mümkün. Bu ilişki nasıl bir ilişki, tarafların birbirlerinden beklentileri nedir ? Birbirlerinin hangi eksik yönlerini tamamlıyorlar ? Anneler günü de yaklaşıyorken, annenize böyle bir hediye sunabilirsiniz, sizinle olan ilişkisini ve siz de onunla olan ilişkinizi bir de astroloji perspektifinden değerlendirebilirsiniz.

 

Sevgiler

Begüm

Mayıs 2019

KADIKÖY

 

Boğa Burcu ve Taurid Meteor Yağmuru

Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne girdiğinizde sizi öncelikle Göbekli Tepe’den bir sütun ve ardından da Çatalhöyük köşesi karşılar. Çatalhöyük’ü canlandıran bu köşede kocaman boğa figürleri dikkat çeker. Müzeyi gezerken her adım başı karşılaşacaksınızdır boğayla, kazanların etrafına, çeşitli kaplara çanaklara şeklini vermiş boğa yüzyıllar boyunca. Girit’in Minos’u, Mısırlılar’ın Apis’i olmuş. Astrolojide de on iki burçtan birine vermiş adını.

Günümüzün bebek bilim dallarından biri de arkeo-astronomi. Bunlardan binlerce yıl önce yaşamış insanların gökyüzünde gördüklerini nasıl anlamlandırıp buna göre kendi yapılarını nasıl inşa ettiğini inceleyen bilim dalı. Çok fazla teoriye ve çok fazla varsayıma dayanan ama bilimsel, somut bilgileri de (örneğin Göbeklitepe’nin ne kadar eski olduğu) içeren bir bilim dalıdır. 2018’de yayınlanan “Decoding European Palaeolithic Art: Extremely Ancient Knowledge of Precession of the Equinoxes” Sweatman et al., astrolojiyle ilgilenen herkese önerebileceğim bir makale. Sweatman’in teorisine göre bundan binlerce yıl önce Taurid, yani Boğa Takımyıldızından gelen meteorlar dünyayı çok ciddi şekilde etkilemiş, insanların hayatını yok edecek kadar zarar vermiş dünyaya. Bunu bilen insanlar da bir dahaki Taurid meteor yağmurunun ne zaman geleceğini gözlemleyebilmek için Göbeklitepe’yi inşa etmişler. Bu elbette yalnızca bir teori.

Bu teorinin merceğini elimize alıp Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne girdiğimizde de gördüğümüz boğa figürlerini buna göre anlamlandırabiliriz. Belki bundan bin yıllar önce boğa insanlar için önemliydi, kafamıza yanan toplar atan bir takımyıldız önemli olsa gerek. Ama BİLMİYORUZ. İnsanların neden boğa figürünü bu kadar çok kullandığını anlamak imkansız, bundan beş bin yıl önce yaşamış büyükannelerimiz gibi düşünebilmemiz imkansız.

 

Yine de biz Yaşam Çarkı’nın ikinci hanesinden bize gülümseyen Boğa’nın demek istediklerini anlamak için düşünebiliriz. Ateş Elementinden olan Koç’un hemen ardından gelir Boğa. Boğa, Toprak Elementinin ilk burcu. Koç’un hayat dolu, hemen harekete geçmeye hazır enerjisinin topraklandığı, maddeye dönüştüğü yer. Baharın artık iyice oturduğu, baharın getirdiği yeni hayatın bolluğa ve berekete dönüştüğü yer Boğa. Boğa aslında zengin de olunan yer. Sahip olmak, çiçek toplamak ve bu çiçeklerin güzelliğinde doğanın sonsuz zenginliğini görmek de Boğa mevsimini anlatır. Kışın kıtlığından çıkan insanoğlu artık bahçelerde, bağlarda tarlalarda ilk işlerini bitirmiştir ve toprak da ilk meyvelerini verir bu mevsimde. Boğa mevsiminde yılın ilk hediyeleri gelir, evet, kirazlar ve erikler, bahar meyve ve sebzeleri. İşte artık tüm kış boyunca boşalan depolar yavaş yavaş dolmaya başlıyor. Bu yüzden Boğa burcunun doğasında toplamak, biriktirmek vardır. Boğa, insanın kıtlıktan çıktığı ve uzun ve karlı kışın ardından ilk kez ağaçlardan, doğadan bir şeyler toplamaya başladığı zaman… Ağaçlar günışığını depolar, topraktaki bitkiler hem ışığı hem de topraktan aldıkları vitamin ve mineralleri depolar, biriktirerek, biriktirdiklerini iyi değerlendirerek Başak mevsiminde hasat vermeye hazırlanırlar. Yılın bu zamanında doğan insanlar da işte böyledir. Boğa Burcunda doğanlar biriktirmeyi ve ellerinde tutmayı çok iyi bilirler. Doğum haritanızda Boğa hangi alana düşüyorsa burada bir şeyleri biriktirme, elde tutma ve değerlendirme eğilimde olabilirsiniz. Doğum haritanızı bilmek size sonsuzluğun kapısını açar. Bu kapıyı aralamış birçok kadınla birlikte çalışıyorum. Kendini tanımak, kendini bilmek en eski çağlardan beri insanların en büyük arzusu ve çabası olmuş. Bugün elimizde Internet ve binlerce kaynak var. Biz de bu dönemde Boğa gibi davranıp bu kaynakları elimizden geldiğince iyi ve verimli değerlendirmeyi seçebiliriz. Bu yüzden kendi astroloji çalışmalarımı sadece danışanlarımın olduğu özel bir grupta yoğunlukla devam ettiriyorum. Sadece birlikte çalıştığım, kendisini ve haritasını bildiğim yani daha basit tabirle danışmanlık verdiğim kişileri alabiliyorum bu gruba. Eğer astrolojide derinleşmek, daha uzun, nitelikli ve kişiselleştirilmiş astroloji içeriğine ulaşmak istiyorsanız lütfen bana ulaşın.

 

Underground her zaman daha iyidir 😉

 

 

Sevgiler

 

Begüm

Lydiansoulwork@gmail.com

 

 

 

 

 

Burcunuza Göre Takı ve Aksesuar Seçimleri

Bu yazıyı yükselen burcunuza ve Venüs burcunuza göre okumanızı tavsiye ederim.

 

Koç

Canlı renkler ve özellikle kırmızı. Metaller kullanılabilir çünkü Koç mekanik şeyleri, metalleri sever. Siyah ve gri tonları kırmızı ile birleştirilebilir. Metal boncuklar, çelik, sert ve hayat dolu olan her şey Koç için.

 

Boğa

Altın. Boğa, zenginliğin, bolluğun ve bereketin burcu olduğu için altın takmayı sevecektir. Boğa, her şeyin en iyisini ister. Takı konusunda da en iyi, en güzel şekilde üretilmiş olanlar onun hoşuna gidecektir. Ağaç ve çiçek figürleri, metal para figürleri onun için idealdir.

 

İkizler

Hareketli ve günlük görünümlü takılar İkizler’in hoşuna gider. Üzerine yazı olan, isim yazan takıları da sever. Binlerce boncuk, yeni ve trend olan takılar İkizler içindir. O her sezon gardrobunu değiştirir.

 

Yengeç

Gümüş. Yengeç Burcu’nun yöneticisi Ay olduğuna göre, Ay’ın metali olan gümüşten bahsetmeliyiz. Gümüşten yapılmış hilal şeklinde bir kolye ucu her Yengeç’in gizli takı hayali olsa gerek 🙂 Aileden, ailedeki kadınlardan miras kalan takıları da severek takar ve bunlara çok büyük değer verir.

 

Aslan

Ve yine Altın. Aslan için altından daha başka bir metal düşünülebilir mi ? Altın, değerli taşlar, kraliçelere layık olan nadir takılar onlara yakışır. Ne olursa olsun parlak, ışıldayan ve dikkat çeken takılar ve mücevherler Aslan’ı mutlu eder.

 

Başak

Tahta boncuklar, doğal materyellerden yapılan her şey Başak’ın favorisi. Ona temizlemekten keyif alacağı şeyler hediye edin.

 

Terazi

Terazi, güzelliğe ve estetiğe en çok önem veren burçlardan. Takılarının her şeyden önce kendine has bir tarzı, belli bir estetik duygusuna sahip olması gerekir. Terazi için en ideal takılar sanat eseri gibi güzel, incelikle ve ince bir işçilikle yapılmış olanlar.

 

Akrep

Siyah. Siyah kadifeden bir bileklik, siyah taşlardan bir kolye, yüzük… Akrep karanlık ve derin olmayı sever. Siyah ve kırmızı onun üzerinde taşımayı sevdiği renkler. Akrep’in asıl istediği şey gölgelerin arasında kaybolmak, bu yüzden koyu renkleri tercih ediyor. Gizleyebileceği takıları sevecektir.

 

Yay

Tayland’dan getirdiği o boncuklar var ya, işte onlar Yay’ın favorisi. Etnik, farklı kültürlere ait takılara ve her şeye bayılır. Üzerinde taşıdığı takıların ve sembollerin ne anlama geldiği onun için her şeyden daha önemli. Maddeden, nesneden çok anlam ve deneyim arayışında olan Yay, bazen takılarını kaybetmeye veya dağıtmaya da meyilli olabilir, dikkat!

 

Oğlak

Saat. Zaman, Oğlak için her şeyden daha önemli. Hayatını organize etmesine, zamanını yönetmesine yardımcı olacak şık bir saat Oğlak için en harika takı olabilir. Bunun yanında sosyal statüsünü gösteren takılar da onu mutlu eder. Ancak bazen arada değişiklik yapman gerektiğinin farkında mısın Oğlak ? Neden hep aynı şeylere takılmış, inatla aynı şeyleri takıyorsun ?

 

Kova

Yeni olan şeyleri sever Kova. Yeni teknolojilerle üretilmiş takılar, hiçkimsenin henüz keşfetmemiş olduğu, herkesi şaşırtacak olan takılar onun için. Mavi ve beyaz tonlarını tercih edebilir.

 

Balık

Denizden çıkan her şey Balık’ın üzerine yakışır 😀 Balık, dünyalar arasında gidip geldiği için o spiritüel niteliği olan takıları sever. Gümüş de onun favorisi. Mavi tonları, gümüşler onun için. Balıkların üzerlerinde her zaman biraz deniz havası taşıması iyidir, istiridyelerle, denizden çıkarılan maddelerden yapılan takılarla dolu bir kutu sakladığınız biliyorum sevgili Balık.

 

Bu konuda sorular geldiği için not düşmek isterim, doğal taşlarla ilgili hiçbir şey bilmiyorum ve kendim doğal taş kullanmıyorum. Benim böyle şeylerle bir alakam yok. 

 

 

Şimdilik bu kadar,

 

 

Sevgiler

Begüm
Aralık 2018

KADIKÖY

Burçlar için Parfüm ve Esanslar

Parfümler ve esanslar hayatımızın her alanında bizimle. Önemli olan da zehirli ve sentetik esanslardan uzak durabilmek ve doğal olanlarla hayatımızı renklendirebilmek. Burada burçların niteliklerine karşılık gelen kokuları listelemeye çalıştım. Herkes illa ki Güneş Burcu ile uyumlu olan parfümü sevmeyebilir. Yükselen Burç ve özellikle bedenle de ilgili olduğu için Ay Burcu önemlidir. Her şeyden önce kişinin deneyimlediği element dengesi göz önünde bulundurulmalıdır parfümleri ve esansları seçerken.

 

Koç

Koç Burcu insanı hareketlidir, bu yüzden ona baharatlı, sıcak parfümler yakışır. Vanilyalı, baharatlı, pudralı kokuları sevecektir.

 

Boğa

Boğa Burcu için sandal ağacı ve meyve kokuları uygundur. Vanilya olmadan olmaz. Boğa bolluğun, bereketin ve doğal güzelliğin burcu. Gül ve bal da Boğa için vazgeçilmezdir.

 

İkizler

Uçucu olan İkizler, fresh kokulardan hoşlanır. Çimen veya nane gibi kokular onun için olabilir. Mandalina, yeşil elma ve sedir kokuları onun içindir.

 

Yengeç

Elma, Armut, Kayısı gibi tatlı kokular Yengeç’e aradığını verecektir. Pudralı kokuları sever. Gül, manolya ve gardenya da Yengeç için iyi tercihler olabilir.

 

Aslan

Yasemin. Aslan deyince aklıma ilk yasemin kokusu geliyor ama belki turunçgillerle de desteklenebilir. Kırmızı biber ve kayısı da Aslan’ın seveceği kokular olabilir.

 

Başak

Başak da İkizler gibi fresh kokulardan hoşlanır. Nane, adaçayı, çay ağacı gibi hafif ve uçuculuk hissi veren kokular Başak içindir. Vanilya kokusunu da sevebilir.

 

images

Terazi

Lilium, manolya gibi beyaz çiçeklerin kokuları Terazi’nin hoşuna gidecektir. Tatlı ve fresh esansların karışımını kullanmak isteyebilir, baz olarak odunsu yerine pudralı esanslar seçebilir.

 

Akrep

Arındırıcı lavanta, Akrep’in favorisi olabilir. Bununla birlikte sandal ağacını ve çikolatalı kokuları da sevecektir. Misk ve kehribar gibi derinliği olan kokular Akrep içindir.

 

Yay

Yay, uzaklardan gelen egzotik kokulara bayılır. Farklı kültürlerden gelen esanslar onun ilgisini çeker. Egzotik baharatları ve egzotik çiçek kokularını sevebilir. Tropik iklimlerden gelen bitkilerin esansları onun ilgisini çeker. Tatlı kokuları da sevecektir.

 

Oğlak

Çikolata ve bergamot, odunsu kokular Oğlak’ın hoşuna gidecektir. Karabiber esansı içeren parfümler de Oğlak’ın hoşuna gidebilir. Vanilya, kahve ve sıcak baharatları içeren parfümlere bayılır.

 

Kova

Kova, fresh, otsu, naneli kokuları sever. Beyaz çiçeklerin kokuları ve turunç esansları onun içindir. Baz nota olarak da odunsu kokuları seçebilir. Zencefil de Kova’nın seveceği kokulardandır.

 

Balık

Balık her zaman hayallere, fantazilere, bu dünyanın dışında olanlara ilgi duyar. Balsamik, tuzlu kokuları sevecektir. Kehribar ve paçuli esanslarından hoşlanabilir. Ancak ne olursa olsun Balık için iyi ve kaliteli bir gül esansının yerini çok az şey tutabilir.

 

 

 

Şimdilik bu kadar,

 

Sevgiler

Begüm