Boğa Burcu ve Taurid Meteor Yağmuru

Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne girdiğinizde sizi öncelikle Göbekli Tepe’den bir sütun ve ardından da Çatalhöyük köşesi karşılar. Çatalhöyük’ü canlandıran bu köşede kocaman boğa figürleri dikkat çeker. Müzeyi gezerken her adım başı karşılaşacaksınızdır boğayla, kazanların etrafına, çeşitli kaplara çanaklara şeklini vermiş boğa yüzyıllar boyunca. Girit’in Minos’u, Mısırlılar’ın Apis’i olmuş. Astrolojide de on iki burçtan birine vermiş adını.

Günümüzün bebek bilim dallarından biri de arkeo-astronomi. Bunlardan binlerce yıl önce yaşamış insanların gökyüzünde gördüklerini nasıl anlamlandırıp buna göre kendi yapılarını nasıl inşa ettiğini inceleyen bilim dalı. Çok fazla teoriye ve çok fazla varsayıma dayanan ama bilimsel, somut bilgileri de (örneğin Göbeklitepe’nin ne kadar eski olduğu) içeren bir bilim dalıdır. 2018’de yayınlanan “Decoding European Palaeolithic Art: Extremely Ancient Knowledge of Precession of the Equinoxes” Sweatman et al., astrolojiyle ilgilenen herkese önerebileceğim bir makale. Sweatman’in teorisine göre bundan binlerce yıl önce Taurid, yani Boğa Takımyıldızından gelen meteorlar dünyayı çok ciddi şekilde etkilemiş, insanların hayatını yok edecek kadar zarar vermiş dünyaya. Bunu bilen insanlar da bir dahaki Taurid meteor yağmurunun ne zaman geleceğini gözlemleyebilmek için Göbeklitepe’yi inşa etmişler. Bu elbette yalnızca bir teori.

Bu teorinin merceğini elimize alıp Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne girdiğimizde de gördüğümüz boğa figürlerini buna göre anlamlandırabiliriz. Belki bundan bin yıllar önce boğa insanlar için önemliydi, kafamıza yanan toplar atan bir takımyıldız önemli olsa gerek. Ama BİLMİYORUZ. İnsanların neden boğa figürünü bu kadar çok kullandığını anlamak imkansız, bundan beş bin yıl önce yaşamış büyükannelerimiz gibi düşünebilmemiz imkansız.

 

Yine de biz Yaşam Çarkı’nın ikinci hanesinden bize gülümseyen Boğa’nın demek istediklerini anlamak için düşünebiliriz. Ateş Elementinden olan Koç’un hemen ardından gelir Boğa. Boğa, Toprak Elementinin ilk burcu. Koç’un hayat dolu, hemen harekete geçmeye hazır enerjisinin topraklandığı, maddeye dönüştüğü yer. Baharın artık iyice oturduğu, baharın getirdiği yeni hayatın bolluğa ve berekete dönüştüğü yer Boğa. Boğa aslında zengin de olunan yer. Sahip olmak, çiçek toplamak ve bu çiçeklerin güzelliğinde doğanın sonsuz zenginliğini görmek de Boğa mevsimini anlatır. Kışın kıtlığından çıkan insanoğlu artık bahçelerde, bağlarda tarlalarda ilk işlerini bitirmiştir ve toprak da ilk meyvelerini verir bu mevsimde. Boğa mevsiminde yılın ilk hediyeleri gelir, evet, kirazlar ve erikler, bahar meyve ve sebzeleri. İşte artık tüm kış boyunca boşalan depolar yavaş yavaş dolmaya başlıyor. Bu yüzden Boğa burcunun doğasında toplamak, biriktirmek vardır. Boğa, insanın kıtlıktan çıktığı ve uzun ve karlı kışın ardından ilk kez ağaçlardan, doğadan bir şeyler toplamaya başladığı zaman… Ağaçlar günışığını depolar, topraktaki bitkiler hem ışığı hem de topraktan aldıkları vitamin ve mineralleri depolar, biriktirerek, biriktirdiklerini iyi değerlendirerek Başak mevsiminde hasat vermeye hazırlanırlar. Yılın bu zamanında doğan insanlar da işte böyledir. Boğa Burcunda doğanlar biriktirmeyi ve ellerinde tutmayı çok iyi bilirler. Doğum haritanızda Boğa hangi alana düşüyorsa burada bir şeyleri biriktirme, elde tutma ve değerlendirme eğilimde olabilirsiniz. Doğum haritanızı bilmek size sonsuzluğun kapısını açar. Bu kapıyı aralamış birçok kadınla birlikte çalışıyorum. Kendini tanımak, kendini bilmek en eski çağlardan beri insanların en büyük arzusu ve çabası olmuş. Bugün elimizde Internet ve binlerce kaynak var. Biz de bu dönemde Boğa gibi davranıp bu kaynakları elimizden geldiğince iyi ve verimli değerlendirmeyi seçebiliriz. Bu yüzden kendi astroloji çalışmalarımı sadece danışanlarımın olduğu özel bir grupta yoğunlukla devam ettiriyorum. Sadece birlikte çalıştığım, kendisini ve haritasını bildiğim yani daha basit tabirle danışmanlık verdiğim kişileri alabiliyorum bu gruba. Eğer astrolojide derinleşmek, daha uzun, nitelikli ve kişiselleştirilmiş astroloji içeriğine ulaşmak istiyorsanız lütfen bana ulaşın.

 

Underground her zaman daha iyidir 😉

 

 

Sevgiler

 

Begüm

Lydiansoulwork@gmail.com

 

 

 

 

 

Aphrodite Pandemos, Aphrodite Urania

Plato talks about two aspects of Aphrodite.

Aphrodite Pandemos: Love for everyone. Common love. On the physical plane, pertaining to sexual attraction.

Aphrodite Urania: Queen of Heaven. The celestial aspect of the Goddess, transcendental, spiritual, eternal.

It is very interesting to observe two aspects of Venus in astrology. Venus may mean love as it is, sensuality, pleasures; the good feelings we get via the five senses. In some cases, Venus plays a spiritual role. It is surprising to our modem minds that Venus can be the significator of spirituality and spiritual awakening, but she is.

Charts with a special emphasis on 4-8-12 houses may be more inclined to host Aphrodite Urania. If we have a chart which is focused on the joys and pleasures, toil and trouble of the Earthly realm, chances for a celestial goddess to shine forth is less in such a chart, so Aphrodite Pandemos will step forward brining lovers, money, riches and earthly pleasures. It can be both, too! 😉

 

 

Blessings,

Begüm

Mutluluğu Resmi: Internetsiz Bir Gün

Bugün dünyada sosyal medyanın insanları yaşlandıran stres faktörleri arasında sayılması tartışılıyor. Gündemdeki konu, eski mahalle, komşuluk, geniş aile gibi sistemlerin ortadan kalkması ve elinde telefonuyla yaşayan insanın aslında ne kadar büyük bir stres, sıkıntı ve yalnızlık içinde olduğu.

Geçen akşam bir belgesel izledim, Amerikalı araştırmacılar İtalya’ya, Yunanistan’a gidip köylü dedelerle röportaj yapmış… Köy gibi insana güven ve güvenlik veren toplulukların sağlık için ne kadar elzem olduğu araştırılıyor… Tabi ki fiziksel aktivite gerektiren, toprağa yakın, temiz hava içinde bir yaşam tarzı da sağlık için gereken en önemli altyapı bu belgesele göre. Yaşlanmak istemiyorsanız bunları dikkate almak gerekir.

Uzun zamandır “internet detoxu” diye bir şey duyuyorum. Yıllar yıllar önce Hollandalı orta yaşlı bir arkadaşım çok yoğun bir döneminde bir pazar günü telefonu, bilgisayarı, her şeyi kapatmıştı çünkü Pazartesi yine aynı koşturma ve hengamenin içine girmesi gerekiyordu. Ben de sanırım ancak yaşım 35’e dayandığında onu anlayabiliyorum :)))

 

images

 

Internet’e girmezsem ne olur ?

  1. Sosyal medyayı, interneti kapattığımızda öncelikle tenimizi ve gözlerimizi zararlı mavi ışıktan korumuş oluyoruz. Bugün dünyada tartışılanlardan biri de güneş ışığının yararları ve led ya da elektronik cihazlardan çıkan ışık gibi yapay ışıkların büyük zararları.
  2. “Herkes mutlu ben sürünüyorum” duygusundan kurtuluyoruz. Geçen yıllarda bir gün arkadaşıma “meditasyon yaptım” yazmıştım o da anında (herhalde otomatik olarak) kendi durumunu benimle karşılaştırıp “ben de anca çamaşır asıyorum :(” yazmıştı. Hepimiz elbette çamaşır asıyoruz. Ancak kimseyi Instagram’da çamaşır asarken, yerleri silerken, tuvalet yıkarken görmeyiz. Herkes sanki her an Bebek sahilinde ya da yoga stüdyosunda, Patara sahillerinde, Kleopatra plajında falan 😀 Kimse neden yoksul bir muhitten geçerken check-in yapmaz ? Çünkü bunun gösterilecek bir tarafı olduğuna inanmaz ego. Ego kendini hep güvende, harika bir halde (fabuluous var ya İngilizce’de, o işte), ışıl ışıl, ilgi göre, sevilen, hiçbir ihityacı olmayan şekilde yansıtmak ister.
  3. Her dakika bebek görmekten kurtuluyoruz.
  4. Görmek istemediğimiz insanlar dan diye karşımıza çıkmıyor.
  5. Beyin sürekli yeni ve beklenmedik bir şeyle karşılaşma stresinden kurtuluyor.

… ve en önemlisi, zihinden çıkıp bedene inebiliyoruz.

 

DSCF4031-004

 

Sosyal medyasız bir gün huzur demek. Pencereden yağan karı izlemek demek. Aileler için çocuklarıyla vakit geçirmek demek. Çok fazla telefonla ve bilgisayarla çalışan insanlar içinse her şeyden önce bir ihtiyaç…

Seçim sizin. Milletin yalan hayatlarını izleyip yaşlanmanızı hızlandırabilirsiniz ya da kendi gerçek hayatınıza dönüp daha sağlıklık seçimler yapmanın yollarını arayabilirsiniz.

 

 

Sevgiler

Begüm

Şubat 2019

KADIKÖY

 

Fenestra Aeternitatis II

Fenestra Aeternitatis, “Sonsuzluğa Açılan Pencere” anlamına gelir. Hepimiz kendi sonsuzluğumuza açılan pencereye ulaşabiliriz. Buradan baktığımızda hayatımızda aradığımız anlamı, amaç hissini, neşeyi ve çok daha canlı bir hayatı bulacağız. Fenestra Aeternitatis işte bu amaçla hazırlanmış, bir aylık bir program. Amacı kendinizle olan bağınızı güçlendirmek, kendinizle ve içsel benliğinizle daha derinden bağlar kurmanıza yardımcı olacak yetenekler kazanmanız ve böylelikle çok daha tatmin edici ve yaratıcı bir hayata kavuşabilmeniz.

Bu program sadece arkadaşlarım için. Tanışmadığım kimselerle çalışmam mümkün değil. 

Fenestra Aeternitatis’i kendimizi keşfetmemiz ve kendimizi daha iyi anlayabilmemiz için tasarladım. Bu üç ayda kendinize açılan gizli pencereler, gizli kapılar bulabilirsiniz. Venüs’ün geri hareketini takip edeceğiz ve onunla birlikte Yer Altı’na inip geri döneceğiz. Bu sonbahar içsel çalışmalar için iyi bir zaman, kendimizi yeniden keşfetmek ve yeni semboller ve enerjiler keşfetmek için iyi bir zaman.

Bu yolculuk sırasında astrolojiye ve rüya çalışmalarına başvuracağız.

 

HAFTA 1: Astrolojiye Giriş ve Doğum Haritası Analizi: Derin ve detaylı bir doğum haritası okuması, doğum öncesi tutulmaları ve bazı asteroidleri de içeren.

HAFTA 2: Rüya Çalışmalarına Giriş. Rüya Çalışmaları nedir ? Neden rüya çalışmasında, rüyaları yorumlamıyoruz. Rüyayı gören ile rüya arasına girmek neden yanlış  ? Rüyalara ve evrensel sembollere nasıl yaklaşabiliriz ?

HAFTA 3: İlerletilmiş haritanız (progressed chart) ve Güneş Dönüşleri (Solar Returns). İçsel gelişiminize ve önümüzdeki yıla derin bir astrolojik bakış.

HAFTA 4: Arketipler ve Mythwalking.

 

İletişim için bana bir mail atabilirsiniz,

 

Lydiansoulwork@gmail.com

 

Sevgiler

Begüm

Burcunuza Göre Takı ve Aksesuar Seçimleri

Bu yazıyı yükselen burcunuza ve Venüs burcunuza göre okumanızı tavsiye ederim.

 

Koç

Canlı renkler ve özellikle kırmızı. Metaller kullanılabilir çünkü Koç mekanik şeyleri, metalleri sever. Siyah ve gri tonları kırmızı ile birleştirilebilir. Metal boncuklar, çelik, sert ve hayat dolu olan her şey Koç için.

 

Boğa

Altın. Boğa, zenginliğin, bolluğun ve bereketin burcu olduğu için altın takmayı sevecektir. Boğa, her şeyin en iyisini ister. Takı konusunda da en iyi, en güzel şekilde üretilmiş olanlar onun hoşuna gidecektir. Ağaç ve çiçek figürleri, metal para figürleri onun için idealdir.

 

İkizler

Hareketli ve günlük görünümlü takılar İkizler’in hoşuna gider. Üzerine yazı olan, isim yazan takıları da sever. Binlerce boncuk, yeni ve trend olan takılar İkizler içindir. O her sezon gardrobunu değiştirir.

 

Yengeç

Gümüş. Yengeç Burcu’nun yöneticisi Ay olduğuna göre, Ay’ın metali olan gümüşten bahsetmeliyiz. Gümüşten yapılmış hilal şeklinde bir kolye ucu her Yengeç’in gizli takı hayali olsa gerek 🙂 Aileden, ailedeki kadınlardan miras kalan takıları da severek takar ve bunlara çok büyük değer verir.

 

Aslan

Ve yine Altın. Aslan için altından daha başka bir metal düşünülebilir mi ? Altın, değerli taşlar, kraliçelere layık olan nadir takılar onlara yakışır. Ne olursa olsun parlak, ışıldayan ve dikkat çeken takılar ve mücevherler Aslan’ı mutlu eder.

 

Başak

Tahta boncuklar, doğal materyellerden yapılan her şey Başak’ın favorisi. Ona temizlemekten keyif alacağı şeyler hediye edin.

 

Terazi

Terazi, güzelliğe ve estetiğe en çok önem veren burçlardan. Takılarının her şeyden önce kendine has bir tarzı, belli bir estetik duygusuna sahip olması gerekir. Terazi için en ideal takılar sanat eseri gibi güzel, incelikle ve ince bir işçilikle yapılmış olanlar.

 

Akrep

Siyah. Siyah kadifeden bir bileklik, siyah taşlardan bir kolye, yüzük… Akrep karanlık ve derin olmayı sever. Siyah ve kırmızı onun üzerinde taşımayı sevdiği renkler. Akrep’in asıl istediği şey gölgelerin arasında kaybolmak, bu yüzden koyu renkleri tercih ediyor. Gizleyebileceği takıları sevecektir.

 

Yay

Tayland’dan getirdiği o boncuklar var ya, işte onlar Yay’ın favorisi. Etnik, farklı kültürlere ait takılara ve her şeye bayılır. Üzerinde taşıdığı takıların ve sembollerin ne anlama geldiği onun için her şeyden daha önemli. Maddeden, nesneden çok anlam ve deneyim arayışında olan Yay, bazen takılarını kaybetmeye veya dağıtmaya da meyilli olabilir, dikkat!

 

Oğlak

Saat. Zaman, Oğlak için her şeyden daha önemli. Hayatını organize etmesine, zamanını yönetmesine yardımcı olacak şık bir saat Oğlak için en harika takı olabilir. Bunun yanında sosyal statüsünü gösteren takılar da onu mutlu eder. Ancak bazen arada değişiklik yapman gerektiğinin farkında mısın Oğlak ? Neden hep aynı şeylere takılmış, inatla aynı şeyleri takıyorsun ?

 

Kova

Yeni olan şeyleri sever Kova. Yeni teknolojilerle üretilmiş takılar, hiçkimsenin henüz keşfetmemiş olduğu, herkesi şaşırtacak olan takılar onun için. Mavi ve beyaz tonlarını tercih edebilir.

 

Balık

Denizden çıkan her şey Balık’ın üzerine yakışır 😀 Balık, dünyalar arasında gidip geldiği için o spiritüel niteliği olan takıları sever. Gümüş de onun favorisi. Mavi tonları, gümüşler onun için. Balıkların üzerlerinde her zaman biraz deniz havası taşıması iyidir, istiridyelerle, denizden çıkarılan maddelerden yapılan takılarla dolu bir kutu sakladığınız biliyorum sevgili Balık.

 

Bu konuda sorular geldiği için not düşmek isterim, doğal taşlarla ilgili hiçbir şey bilmiyorum ve kendim doğal taş kullanmıyorum. Benim böyle şeylerle bir alakam yok. 

 

 

Şimdilik bu kadar,

 

 

Sevgiler

Begüm
Aralık 2018

KADIKÖY

What is a Mercury Retrograde and How to Wield it

Mercury retrogrades perhaps are the most discussed topics in popular astrology. For all to know, no planet moves retrograde yet we, the innocent observers on Earth, only see them move backwards in the Heavens due to the exquisite mandalas their orbits weave  around the Earth.

Star of Hermes (Mercury) is the indicator of Mind and Thought. Hermes is the Messenger of the Gods and the Guide of Souls. Hermes, as the psychopomp he is, can travel from Olympus down into the world of humans and then down into the dark and cold Hades. Thus he carries messages between the Worlds.

Mercury goes retrograde twice or thrice in a year. It takes 24 days each time. When the Star of Hermes seems to be moving backwards, we say Hermes visits the Underworld, that is, Hades. It is time to find that which is forgotten. It is a time our mind moves inwards, we walk down into the depths of our Soul where we find our buried treasures.

Underworld, Inferno, Unconscious. Here in the dark lurks things forgotten, long lost and forgotten. This is a dungeon where we locked up our most unsuitable desires. Here are ghosts of the moments when our hearts broke. Here you hear the haunting howls: “we will not accept you unless you do this for us”. Your forgotten talents, your forgotten loves, your forgotten Self, Soul lies here.

During this 24 days, walk we into the Night to face our fears, to face what we have so long been hiding from our own sight. Now we can see in the dark.

It is a great time to work with our mind. It is a great time to uncover our conditionings. It is a time to make the Unconscious conscious. All the inner work, meditation, spontaneous writing and observing our mind and life can be more beneficial then usual. That is how we move forward in life, by cleansing our closet.

We get rid of that which no longer serves our Purpose so that we can re-grow better.

 

 

The Lament of the Soul 


“Turn to me with your whole heart
Do not spurn me
Because I am weak and black.
The depths have hidden my face.
Because I am held fast
In the mire of the deep
And my essence is not revealed
I cried out of the depths;
And from the abysses of the earth
Doth my voice speak to you.”

Aurora Consurgens, quoted by C.G. Jung ETH, Vol.VI

 

 

 

Blessings,

Begüm Asteria

November 2018

Istanbul